![]()


Çanakkale Muharebeleri,1.Dünya Harbinin ve Dünya harp tarihinin en kanlı savaşlarındandır.


Çanakkale Muharebeleri Kronolojisi *9 Ocak 1946 İtilaf Devletlerinin Çanakkale'yi Boşaltması
İşte tabyalarımız İngiliz gemisi Majestik'i böyle sulara
gömmüştü...
Arıburnun'da şanlı atalarımız siperlerde vatanını korumak için
bekliyor....
Mareşal Fevzi Çakmak'ın Kardeşi
Üsteğmen Nazif Çakmak Anıtı
MEHMET ÇAVUŞ ABİDESİ-ESKİ MUHARİP VE ZİYARETÇİLER
Nusrat Mayın Gemisi Nusrat Mayın Gemisi, 1912 yılında Almanya'nın Kiel şehrinde Germenia
tezgahlarında inşa ettirilmiştir. Bu tekne dar alanlarda kolayca manevra
yapabiliyor ve az su çektiğinden mayın alanları üzerinde güvenle
dolaşabiliyordu. Gemi 3 Eylül 1914'te Çanakkale'ye getirildi. İttihat ve Terakki Partisinin bir üyesi olan Albay Cevat tarafından
yönlendirilerek boğazın çeşitli kısımlarına mayınlar döşemiştir. Fakat bu
mayınların İngiliz gemileri tarafından fark edilip imha edilmesi ve boğaz
güvenliğini sağlamakla görevli olan kıyıdaki topçu bataryalarını
bombalaması sonucu boğazdaki hareketlerinin rahatlaması üzerine, Albay
Cevat bir gözlem yapmış ve İngiliz gemilerinin boğazdan girip kıyıları
bombaladıktan sonra karanlık liman denilen yerden çıktıklarını
belirlemiştir. Bunun üzerine Nusrat Mayın Gemisi bu limana toplamda 26
adet mayın döşemiş ve bu mayınların bulunmaması içinde mayınları ters
yerleştirmiştir. Nitekim İngilizler bu mayınları bulamamış ve İngiliz
donanmasının en büyük gemilerinden iki tanesi batmış ve iki tanesi de ağır
hasar alarak iş görmez hale gelmiştir. Muhtemelen bu savaşın kaderini ve
gidişatını etkileyen ve İtilâf devletlerini deniz harekatından caydıran en
büyük etken olmuştur
MÜTTEFİK ORDULARI NİSAN 1915'DE ANZAK KÖRFEZİ'NE ÇIKARMADA
Fransız savaş gemisi Bouvetin batışı
BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ? Bu nedenle bu okul 1921
yılında hiç mezun vermedi.
M.KEMAL KİREÇTEPE ŞEHİTLİĞİ ANITI ÖNÜNDE (Tabii ki bu şehitlikler orijinal hali ile korunamamış)
Koca dere köyünde büyük bi sargı yeri kuruluyor. Kimi Urfalı , kimi Bunlardan
çoğu daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit düşüyor. Şehitlerin üzerinden Pusulayı açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere yığılır kalır. Biraz sonra taarruza kalkacağız.Belki ben
dönemem. Arkadaşıma söyleyin ben hakkımı helal ettim."
Muazzam Toplarıyla O Kadar Dövdüler ki Bu toprakları,Geçtiğimiz Yıllara
Kadar Ot Bitmedi
İşte Hamilton ve Gouround... Fransız Gouround tek kolunu bırakarak
dönmüştü ülkesi Fransa'ya
Öyle inanmıştı ki Koca Seyit zafere..
HASAN YARBAY O anda Fransız ani bir hareketle elinde tutuğu kasaturayı Yarbay
Hasan Bey'in göğsüne sapladı. Alay komutanı gafil avlanmıştı. Ama iş işten geçmişti. Yarbay Hasan Bey'in göğsü
kan içindeydi. Yüzü soldu "Allah şahidim olsun ki Fransız kötü bir niyetle
yaklaşmadım." dediği duyuldu. Aşağı yukarı 7-8 ayet okumuştu
ki birden bire imam efendi "La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil
azim duasını 33 kere okuyunuz" dedi. Alay komutanı azimle duayı kendiside
tekrar etti ve sonra "Beni ayağa kaldırınız." dedi. Tabur komutanları
koltukaltlarından tutarak ayağa kaldırdılar, birden; "La ilahe illallah muhammedun resulullah" dedi. Gözlerini ileriye doğru dikmişti, yüzünde bir
tebessüm belirdi ve yüksek sesle "Niçin zahmet buyurdunuz ya
Resulullah"
derken ruhunu teslim etti.
25 Nisan 1915 günü Gelibolu Yarımadası'nda Ertuğrul
Koyu'na çıkarma yapan 3000 askerden oluşan İngiliz kuvvetini,
komutasındaki 67 askeriyle on saat mavzer atışlarıyla sahilde durduran
26.P.A.3.Tb.10.Bl.1Tk. Komutanı Ezineli Yahya Çavuş.
Cevdet Amca'nın Annesi
*19 Şubat 1915-Birleşik Filo'nun Çanakkale Boğazı'nın giriş tabyalarına
ikinci defa büyük taarruz
*24 Şubat 1915- M.Kemal'in 19.Tümen komutanı olarak Eceabat'a gelişi.
*7-8 Mart Nusrat Mayın Gemisi'ni elde kalan son 26 mayını Karanlık Koy'a
yerleştirmesi.
*24 Nisan 1915- İtilaf devletlerinin en kapsamlı çıkarması
*28 Nisan 1915-1.Kirte Muharebeleri ve Zaferi.
*6-8 Mayıs 1915 -İkinci Kirte Muharebeleri
*1 Haziran 1915 Mustafa Kemal'in Albaylığa yükselmesi.
*4-6 Haziran 1915-3.Kirte Muharebesi.
*21 Haziran 1915-Kerevizdere Muharebesi.
*10 Ağustos 1915-Çanakkale Anafartalar Zaferi











Savaş sırasında metrekareye ortalama 6.000 mermi düştü.
Her Türk askerine günlük ortalama 60 gr erzak verildi.
Türk tarihinde ilk düşman savaş uçağı bu savaşta düşürüldü.
İlk Türk hava hücumu bu savaşta yapıldı.
Savaşa 989.000 asker katıldı.
Türk Ordusu 250.000, İtilaf Devletleri 252.000 askerini kaybetti.
Conkbayırı 24 saatte 7 kez el değiştirdi.
Teke ve Ertuğrul Koyu çıkartmaları sırasında İngiliz ve İrlandalı askerler
%70 kayıp verdi.
İtilaf Devletleri kuvvetleri,savaşmakta olan 10.bölüğümüzün 4650 atımlık
mermi attı.
Boğazda konuşlanmış olan Dardanos adlı topumuzun bir atışına
karşılık,düşman tarafından o topa 40 atış yapıldı.
Çanakkale Savaşında ordumuza karşı İngiliz ve Fransızların yanında bu
ordularda Avustralyalı,Yeni
Zelandalı,Kanadalı,Senegallı,Tunuslu,Cezayirli,Hintli sömürge askerleri
savaştı.
İstanbul Darülfünun(Cerrahpaşa Tıp Fakültesi) öğrencileri gönüllü olarak
cepheye gittiler ve çoğu cephede şehit oldular.
Çanakkale Türküsü ,Kastamonu yöresine ait anonim bir türküdür.
Savaş sırasında üç mermi havada çarpışarak kaynamıştır.Bu mermiler şu anda
Çanakkale'deki müzede sergilenmektedir.
Askerlerimiz savaşa gitmeden önce kendi cenaze namazlarını kılıp cepheye
gitmiştir.
Mareşal Fevzi Çakmak,Çanakkale Savaşlarında 5. Kolordu Komutanı olarak
görev yapmıştır.
Mareşal Fevzi Çakmak'ın kardeşi Üsteğmen Nazif Çakmak Çanakkale Savaşı
sırasında şehit olmuş ve adına bir anıt dikilmiştir.
İngilizler,Çanakkale'de esir aldığı Türk askerlerini Birmanya'ya götürmüş
ve bu askerlerimizin çoğu geri gelememiştir.
Çanakkale Savaşlarının geçtiği yerlere dikilen yazıtlar,toprağa en az
değecek şekilde yerleştirilmiştir.Bunun amacı,şehitlerin kemiklerine zarar
vermemektir 
Bosnalı , Kimi Adıyamanlı , Kimi Gürünlü, Kimi Halepli çok sayıda yaralı
getiriliyor...
Bunlardan biri Lapseki'nin Beybaş Köyündendir ve yarası oldukça
ağırdır.Zor
nefes alıp vermektedir.Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için
komutanının elbisesine yapışır.Nefes alıp
vermesi oldukça zorlaşır ama tane tane kelimeler dökülür dudaklarından.
"Ölme ihtimalim çok fazla... Ben bir pusula yazdım...Arkadaşıma
ulaştırın..."
Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur:
"Ben...Ben köylüm Lapseki'li İbrahim Onbaşından 1 Mecit borç
aldıydım...Kendisini göremedim.Belki ölürüm.Ölürsem söyleyin hakkını helal
etsin"
"Sen merak
etme evladım" der Komutanı, kanıyla kırmızıya boyanmış alnını eliyle
okşar.
Ve az sonra komutanının kollarında şehit olur ve son sözü de
"söyleyin hakkını helal etsin" olur...
Aradan fazla zaman geçmez. Oraya sürekli yaralılar getiriliyor.
çıkan eşyalar, künyeler komutana ulaştırılıyor. İşte yine bir künye ve
yine bir pusula.Komutan göz yaşlarını silmeye daha fırsat
bulamamıştır.
Ellerini yüzüne kapatır,
ne titremesine nede göz yaşlarına engel olamaz...
PUSULADAKİ NOT:
"Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halil'e 1 mecit borç verdiydim. Kendisi
beni göremedi.




(Bir askerin not defterinden.)
Fransız ölüleri arasında bir kıpırdama bir hareket gördü, oraya yöneldi.
Yerde yatmakta olan bir Fransız neferinin üzerine eğildi. Omzundan tutarak
çevirdi.
"Ahhh" diyerek yere yıkıldı. Olayı görenler şaşkınlık içinde kaldılar.
Derhal müdahale edildi.
Alay imamı başında Kuran okumaya başladı.




BALIKESİR’DE ALİ ŞUURİ İLKOKULU KARŞISINDAKİ BOŞLUKTA ESKİ AYAKKABI
TAMİRCİSİ, KIR, PALA BIYIKLI BİR İHTİYAR OLAN CEVDET (ALKALP) DEDE VARDI.
BİR AKŞAM ÜSTÜ KONU ÇANAKKALE’YE GELİNCE AĞLAMAYA BAŞLADI. VE DEVAM ETTİ…
RAHMETLİ BABAM, HAFIZ ALİ ÇANAKKALE’DE KALDIĞINDA ANAMIN KARNINDA YEDİ
AYLIKMIŞIM.
O’NU HİÇ TANIMADIM. BİR FOTOĞRAFI BİLE YOKTU O GÜNLER ÇOK ZOR GÜNLERDİ.
SEFERBERLİĞİN SIKINTILARI, KUVAYİ MİLLİYE ZAMANI, İŞGAL YILLARI, KURTULUŞ, YOKLUK, SIKINTI. ÇOCUKLUĞUMUZ HEP EKMEK PEŞİNDE SIKINTIYLA GEÇTİ.
AMA ANAM, BENİM ÇOCUKLUĞUMDAN İTİBAREN HER SOKAĞA ÇIKIŞTA , HER NEREYE
GİDERSE YANIMA GELİR VE;
-OĞLUM BEN PAZARA GİDİYORUM. BABAN GELİRSE BENİ HEMEN ÇAĞIR HA..!
-BEN TEYZENLERE GİDİYORUM. BABAN GELİRSE BENİ HEMEN ÇAĞIR HA..!
-BEN KOMŞULARA GİDİYORUM. BABAN GELİRSE BENİ HEMEN ÇAĞIR HA..!
ANAM BABAMI BEKLEDİ DURDU. BÜYÜDÜM, DÜKKÂN AÇTIM.
ANNEM YİNE HER BİR YERE GİDİŞTE DÜKKÂNA GELİR, GİDECEĞİ YERİ SÖYLER VE “BABAN GELİRSE BENİ ÇAĞIR HA..!” DİYE EKLERDİ.
ARADAN YILLAR GEÇTİ.
ANACIĞIM İHTİYARLADI. GENE HEP DEĞNEĞİNİ KAPARAK BANA GELİR VE “BABAN
GELİRSE BENİ ÇAĞIR HA..!” DİYE TEMBİHLERDİ.
GÜNÜ GELDİ AĞIRLAŞTI.
ÖLÜM DÖŞEĞİNDE BİZİMLE HELALLEŞTİ.
“BANA İYİ BAKTINIZ, HAKKINIZI HELAL EDİN.” DEDİ.
BANA DÖNDÜ YAVAŞÇA: “BABAN GELİRSE, O’NA ANNEM HEP SENİ BEKLEDİ DE.” DEDİ.
BİRDEN İRKİLEREK DOĞRULDU VE KAPIYA DOĞRU GÜLÜMSEYEREK, “HOŞ GELDİN BEY,
HOŞ GELDİN...” DİYEREK RUHUNU TESLİM ETTİ.
© www.vedatsencan.com 2010
